Steam, PC oyunculuğunun yıllardır değişmeyen merkezi. Kütüphanen orada, arkadaşların orada, indirimlerin kalbi orada. Kısacası çoğu oyuncu için Steam yalnızca bir mağaza değil, neredeyse dijital bir oyun evi. Ancak bu “evin” sahibi Valve, şimdi Birleşik Krallık’ta oldukça ciddi bir davayla karşı karşıya. Üstelik mesele sadece bir iki şikayet değil, milyonlarca kullanıcıyı kapsayan dev bir iddia.
Valve’a açılan davanın odağında “haksız fiyatlandırma” ve “pazar hakimiyetini kötüye kullanma” suçlamaları bulunuyor. Ve rakamlar öyle küçük değil. Dava değeri 656 milyon sterlin seviyesinde.
Mahkeme süreci resmen ilerliyor
Dava, Birleşik Krallık’ta Rekabet Temyiz Mahkemesi olarak bilinen Appeal Tribunal tarafından değerlendirildi ve mahkemeye taşınmasının önü açıldı. Yani süreç “iddia var ama bakalım” seviyesinde kalmadı. Artık konu doğrudan yargı aşamasına taşınıyor.
Valve cephesi, davanın bu noktaya gelmemesi gerektiğini savunarak sürecin reddedilmesini talep etti. Ancak mahkeme bu talebi kabul etmedi. Bu da oyuncular açısından “bu iş ciddiye alınıyor” anlamına geliyor.
Dava 14 milyon oyuncu adına açıldı
Bu dava aslında yeni başlamadı. Dijital haklar savunucusu Vicki Shotbolt tarafından 2024 yılında açılmıştı. Shotbolt’un iddiası şu. 2018’den bu yana Steam üzerinden oyun veya ek içerik satın alan yaklaşık 14 milyon Birleşik Krallık kullanıcısı bu durumdan etkilenmiş olabilir.
Bu tarz davalarda en kritik detay, bireysel bir şikayetin toplu bir hak arayışına dönüşmesi. Eğer süreç Shotbolt lehine ilerlerse, milyonlarca oyuncunun tazminat alma ihtimali doğabilir. Yani bu dava yalnızca Valve’ı değil, doğrudan oyuncuların cebini de ilgilendiriyor.
İddiaların merkezinde ekosistem kilidi var
Dava dosyasındaki en dikkat çekici iddialardan biri, Steam’in hem oyuncuları hem de yayıncıları sistemin içinde “kilitli” tuttuğu yönünde. Buradaki temel suçlama, Valve’ın yayıncıları rekabeti sınırlayan sözleşmelere zorladığı iddiası.
Bu sözleşmelerin, oyunların başka platformlarda daha erken çıkmasını ya da daha ucuz satılmasını engellediği öne sürülüyor. Yani bir oyun Steam’de varsa, başka bir yerde daha uygun fiyata bulunması zorlaşıyor iddiası gündemde.
Oyuncu tarafında ise şu eleştiri öne çıkıyor. Bir oyunu Steam üzerinden satın aldığınızda, o oyunun ek içeriklerini de yine Steam üzerinden almak zorunda kalıyorsunuz. Bu durum, kullanıcıların tek bir platforma bağlı kalmasına neden oluyor şeklinde yorumlanıyor.
Yüzde 30 komisyon yeniden tartışma konusu
Steam denince yıllardır tartışılan bir konu var. Komisyon oranı. İddialara göre Valve, oyun ve ek içerik satışlarında yüzde 30’a varan komisyon alarak piyasadaki hakimiyetini fiyatlara yansıtıyor.
Bu da zincirleme bir etki yaratıyor. Yayıncı daha yüksek komisyon ödüyor, maliyet artıyor, oyuncu da daha pahalı oyun alıyor. Dava dosyasında da tam olarak bu noktaya vurgu yapılıyor. Yani mesele yalnızca “Steam pahalı” değil, “Steam pahalı olmak zorunda bırakıyor” iddiası.
Oyuncular için bu dava neden önemli
Bu dava, yalnızca Birleşik Krallık’ta açılmış gibi görünse de etkisi çok daha geniş olabilir. Çünkü Steam’in iş modeli global. Bugün Birleşik Krallık’ta tartışılan komisyon sistemi, yarın başka ülkelerde de benzer davaların kapısını aralayabilir.
Bir diğer önemli nokta ise şu. Steam yıllardır pazarın en büyük oyuncusu ve bu büyüklük, rekabet tartışmalarını kaçınılmaz hale getiriyor. Eğer mahkeme Valve aleyhine bir karar verirse, bu durum dijital oyun mağazalarının çalışma biçimini bile değiştirebilir.
Şimdilik Valve’dan konuyla ilgili resmi bir açıklama gelmiş değil. Ama görünen o ki bu dava, uzun süre gündemden düşmeyecek. Çünkü bu kez konu sadece bir şirketin politikası değil, milyonlarca oyuncunun yıllardır ödediği paranın gerçekten “adil” olup olmadığı.